DALAKÇI GENÇLİK Ramazan Erbaş

02.12.02

1948 yılında dalakcıda doğdum. Nüfüs kağıdıma bakıldığında, beş kardeşin üçüncüsüyüm. Nedeninini bilemiyorum ama Ali ağabeyimden  büyük yazılmışım. Yani işin aslı, beş kardeşin dördüncüsüyüm ve lise mezunuyum.

Hanımım Ayten ile 1972’de dalakçıda evlendim (bel fıtığından dolayı canımıza okuyor) Emel, Günel ve SİBEL adında üç kızım var. Çocuklarımla her baba gibi gurur duyuyorum.

Sevdiğim çok insan var, bunların arasında Güneş Ünsal’ı hem sever hemde saygı duyarım. Sebebi, diplomasını kullanarak rahat bir yaşam sürdürebilirdi. Güneş bunu seçmedi zoru seçti.

Tüm Dalakçı’lılara sevgilerimi sunar, mutluluklar temenni ederim

 
Anasayfa
Yukarı
İsa Kaya
Yanık Ahmet
Ramazan Erbaş
Safi Erbaş
Ali Bozdağ
Günel Erdem
Halit Köksalan
Egini
Mehmet Dinçer
N. Ertaş hakında

 

 

Kezban gelin olan yer

 

Tüm Köylülerimizin bildiği gibi her dağın, her tepenin, her düzlüğün bir adı vardır. Bu adlar genelde yaşanmış olaylardan sonra doğmuştur örnek verecek olursak Uyuz Taş, Çömçeli, Gavurun bağı, Yallı Deliği ve daha nicesi ama bunların içerisinde biri varki beni adıyla öyle etkilediki Sizinde dikkatinizi çekmiştir Kezban Gelin Olan Yer. Bu isim niye düşündüm ve araştırdım.

 

Rivayet şöyle:

 

Yoksluk bir anne ile kızı tezek ( Hayvan dışkısından yapılan yakacak) toplamaya gider. Anne ile kız teyek toplarken yanlarına bir kervancı (Hayvanlarla taşımacılık yapan kişi) gelir. Kervancı kızdan bir tas su ister, kız da suyu getirir. Kervancının gözü kıza takılır ve kızı annesinden ister. Yoksulluk altında ezillen anne develerin ihtişamındanda ( günümüzde birkaç TIR) etkilenerek kızını verir. Kervancı ve kız bir meçhule doğru gözden kaybolurlar.

 

Bu hikaye sanırım sizleride etkilemiştir. Daha önce bu sayfada yayınlanan İşte dalakçı adlı şiirimde Kezban Gelin Olan Yer e değinmiştim

 

Azılının bağında sınır kalmamış

Kıraç özü derde derman olmamış

Kezban gelin olmuş düğün olmamış

Kezbanın düğününü edin Dalakçı

Bizede okuntu verin Dalakçı

 

Bu şiirimi ise yanlız kezban için yazdım beğeneceğiniz ümidi ile

 

Ramazan Erbaş

Sessiz dağlarında ıssız başları

Niye garip olur büyük mevlanın işleri

Kezban'ın kaderi oldu, Deveci'nin düşleri

Zehir olsun Deveci dağların suyu

Yavruyu sır eyledi zenginim deyi

 

Kezban gelin olur dağın başında

Tezak toplar yavru, daha kaç yaşında

Altın akla gelmez, ilik yok döşünde,

Zehir olsun deveci dağların suyu

Kezban sana hayal, düş oldu Dalakçı Köyü

 

Sömen mi oldu sana kurt ile kuşlar

Daha o yavru, ne hayal eder, ne de düşler

Kezbanın gözünde sel oldu yaşlar

Zehir olsun Deveci dağların suyu

Acep inler mi yavru, Dalakçı deyi

 

Dağın başına kurulmuş, düğün ile dernek

Zor geliyo kezban'ı Hayal düş etmek

Yavrunun sırtında yamalı gömlek

Zehir olsun Deveci dağların suyu

Aldı gitti yavruyu gelin deyi

 

Annenle Baban orda mıydı

Bir baba nasıl dayanır zordamıydı

Anan saçlarını yolup dardamıydı

Zehir olsun Deveci dağların suyu

Bu nasıl mazidir Dalakçı Köyü

 

Taranmamış saçların belik belik oldu mu?

Ela göze siyah sürme sürüldü mü?

Gonu gomşu halayına durdu mu?

Zehir olsun Deveci dağların suyu

Mazinde böyle şeyler var mı Dalakçı Köyü?

 

Tezek topluyo ufacık elin

Böyle yavru nasıl oluyor gelin

Söyle yavrum, bağır, çağır varsa dilin

Zehir olsun Deveci dağların suyu

Nasıl minasıp ettşn kendine ufacık yavruyu

 

Türbe yaparlar sağa sola medet ummaya

Eğer ihtiyacın varsa örnek almaya

Çok gelir keybanın hali hem ağlamaya hem gülmeye

Zehir olsun Deveci dağların suyu

Sıçrar mı yavru uykuda anam babam deyi

 

Ozan değilim içimden geliyo

Kader kime güldü ki kezban!a gülüyo

Kezban yaşıyorsa Ramazan mutluluklar diliyo

Zehir olsun Deveci dağların suyu

Hizmetine koydun mu yavruyu gelin deyi

 

Ramazan ERBAŞ

14.06.2001

 

İşte Dalakçı

 

Nasıl Met etsem seni Dalakçı 

Çiğdemliği önüne almış oturur

Hasretin sırtımda ağırdır yüküm

Birde ayrılığı dert etme Dalakçı

Gıyamete kadar bu böyle Dalakçı

 

Haydin gezelim köyü bağları

Hemi bağları hemi dağları

Enginde yükseğine giden yolları

Bu yollarda sana söyleyeyim Dalakçı

Kalanını da der eyleyelim Dalakçı

 

Beni yolda karşılar Mevlüdün çeşme

Bak el divan durur com ile Göğdere

A-Mehmedin devesinin düştüğü yere

Şöyle yavaş yavaş varalım Dalakçı

Deve niye düşmüş soralım Dalakçı 

 

Yaylıma çevrilmişim tasmanın dere

Menfanın bağını gösterin nere

Armıtlı belde emin ölene

Her gece hayalim varır Dalakçı

Aklım buralarda kalır Dalakçı

 

Sen anaysan bende kuzuyum

Ağzında dişinim hemde azıyım

Yazlak türkü olmuş bende sazıyım

Yıldız kuyu çalsın beni Dalakçı

Lömenide sazım kalsın Dalakçı

 

Azılının bağında sınır kalmamış

Kıraç özü derde derman olmamış

Kezban gelin olmuş düğün olmamış

Kezbanın düğününü edin Dalakçı

Bizede okuntu verin Dalakçı

 

Keklik damında kekliği var kuşu var

Söğütlüde de bağları var başı var

Duydunuz mu bir de uyuz taşı var

O taşa bağrımı sürem Dalakçı

Dedeye Dalgaraya serpem Dalakçı

 

Çanak bağı karın dururmu

El ağzı ser verir de sır verir mi

Yüz yıl geçse kanlı tarla kanın kurur mu

Sen nice kanlar yudun Dalakçı

Hepsini de tarihe koydun Dalakçı

 

Böcüklü kurtlu kuyuda elin mi var

Ömer ölen sarı soku da gülün mü var

Şaar yolu senden başka zalim mi var

Zalimlerin zulmuna kalmış Dalakçı

Yedi sene ser muhtar olmuş Dalakçı

 

Tap güney sana neler eyler Tandır kuyu

Hep senden bahsediyorum Dalakçı köyü

Şura Isıtma şura Damlacık deyi

Rüyalarıma girer oldu Dalakçı

Beni hayallara saldı Dalakçı

 

Ben garibim sandık kayası

gavurun bağını mesken etmiş canavar yuvası

Kiminin anasıdır Kiminin babası

Herkesi bağrına Dalakçı

Hasreti bağrımı deler Dalakçı

 

Gelin çöle doğru gidelim

Kızıl adayla acıyı görelim

Asaf adasında mola verelim

Asıl yurdun at kuyusu mu Dalakçı

Tarihini bir bilsem Dalakçı

 

Ben gidiyor elini salla Dalakçı

Hayalinle ruhumu kolla Dalakçı

Kuş olup yükseğine ötüp dünesem

Sesimi yeline ekle Dalakçı

Beni mazinde sakla Dalakçı

 

İsa abı sen ne güzel yazan

yoksa safi çavuş muydu ustan

okusan yazdığımı da hatamı bulsan

Sen nice hataları sildin Dalakçı

hasretinle bağrımı deldin Dalakçı

 

Ramazanım neler yazacak

Köyü çok seviyor deli olacak

Hele kızılkuyuya varacak

Kuyuda bana suyun varmı Dalakçı

Köyü terk ediyom zor geliyor Dalakçı

 

Göl yeri hani suyunu göster

Ayrıklı kalın yer köye nam ekler

Ramazan kalem aldı sanki bir şey söyler

Sözün sohbetin beni açar Dalakçı

Kumyeri kumunda naçar Dalakçı

 

Anasayfa | İsa Kaya | Yanık Ahmet | Ramazan Erbaş | Safi Erbaş | Ali Bozdağ | Günel Erdem | Halit Köksalan | Egini | Mehmet Dinçer | N. Ertaş hakında       Yenilik: 21.11.12